kitapkokusu

  • rss
  • archive
  • Efendim olay otistik çocukların eğitildiği bir okulda geçiyor. Musa öğretmen çocuklara Atatürk´ü anlatırken “O ölmedi içimizde yaşıyor” diyor. Aradan bir süre geçiyor, küçük çocuğun ailesi öğretmene eskiden çok su içen çocuklarının artık su içmediğinden yakınarak, yardım talep ediyor. Musa öğretmen çocuğa neden su içmediğini soruyor. Çocuğun öğretmenine verdiği yanıt yeri göğü inletecek, gözyaşlarını suya-sele çevirecek bir yanıttır. Küçük çocuk “içinde yaşattığı Atatürk boğulmasın diye su içmemektedir.” Öğrencisini gözyaşlarıyla bağrına basan Musa öğretmen; “İstediğin kadar su içebilirsin, Atatürk çok güzel yüzme biliyordu” deyince Hayat normale dönüyor ve küçük çocuk içinde özenle koruduğu Atatürk´ünün yüzme bildiğini öğrenince yeniden su içmeye başlıyor.

    • 8 years ago
    • 16 notes
  • Bir gün kimseye haber vermeden sırt çantamı alıp çıkasım var karmaşık insan ilişkilerinden öteye. Tanımadığım insanlarla uzun uzun sohbet edesim var. Hep doğruyu, iyiyi arayışlarımız ve sonu olmayan isteklerimiz… Hayatın yanlışları içinde doğrularımı...

    Bir gün kimseye haber vermeden sırt çantamı alıp çıkasım var karmaşık insan ilişkilerinden öteye. Tanımadığım insanlarla uzun uzun sohbet edesim var. Hep doğruyu, iyiyi arayışlarımız ve sonu olmayan isteklerimiz… Hayatın yanlışları içinde doğrularımı ayıklamaktan bıkmış bir zihin şimdi benimkisi. Yeni hayatlara girmek mi çözüm yoksa yine bir şiirin dinlenmek mi payımıza düşen? #kitapkokusu #okumahalleri #FranzKafka

    • 8 years ago
  • (via bendiss-deactivated20150425)

    • 8 years ago
    • 100032 notes
  • kitaptiryakisi:

    Tüm zamanların en çok okunan ve sevilen kitaplarından biri olan Küçük Prens’in filmi Ekim 2015’te vizyona girecek. Merakla beklenen filmin fragmanı yayınlandı.

    (via kitaptiryakisi)

    • 8 years ago
    • 104 notes
  • Gezi Parkı Üzerine

    Bundan tam 1 yıl önceydi. Yaşam alanlarımızı işgal eden, hayatımızı kontrol altına almaya çalışan bir iktidarın karşısında boğucu bir iklimin içindeydik.
    Nefes alamıyor yanyana gelemiyorduk. Sokaktaydık ama.. Yılmıyor, direniyorduk. Yalnız olduğumuzu düşünsekte haklılığımızın veridiği güçle inadımızdan vazgeçmiyorduk.

    Ateş birkez tutuştuğunda bunu anlamakta yorumlamakta kolaydır. Çünkü ateşi zaten ateşin aydınlığında izleriz. Oysa asıl zor olan, kıvılcımı anlamaktır. Kıvılcımı anlamak, karanlıkla yüzleşmeyi, her devrimi önceleyen kıpırtılarla bağ kurmayı gerektirir.

    Sonra, sonra bir şey oldu. Birileri bir ağaca sarılıverdi. Başkaları onlara eklendi. Yanyana durdular ve onlarda ağaçlara sarılmaya başladılar. Bir ağaca sarılmakla başlamıştı işte her şey. Sonra, büyük bir gaz bulutu çöktü üzerimize.. Günlerce bu gaz bulutunun içinde kaldık. Ama anladık ki o an nefes almaya başlamışız. Gözlerimiz yandı günlerce, yine anladık ki görmeye başlamışız bu defa.. İlk defa bakmışız birbirimize gerçekten

    Ne mi yaptık? Çadır kurduk önce, duvarlara sloganlar dizeler yazdık. Resim yaptık, yeri geldi hep birlikte durduk. Dans ettik, şarkılar söyledik. Sloganlar attık hep birlikte.. Çöp topladık, revir kurduk, yemek yaptık. Yani aslında bir yaşam kurduk hep birlikte.

    Sonra ne mi oldu? Sonra biz her yere yayıldık. Mahallelere, parklara, forumlara, meydanlara… Ve ormanlarımıza, köylerimize dikim yaptık. Yeni yaşam alanları kurduk. Ve sömürüye karşı çıktık. Emeğimize sahip çıktık. Bizim olana sahip çıkmak için hep meydanlardaydık. Yine meydanlarda olacağız.

    image
    • 9 years ago
    • 1 notes
    • #geziparki
    • #geziyihatırlat
    • #remembergezi
    • #text
    • #occupygezi
© 2014–2023 kitapkokusu